-
-
1.038 m
311 m
0
3,7
7,3
14,65 km

10 εμφανίσεις, 0 αποθηκεύσεις

κοντά στην περιοχή Pavlu Cebel, Isparta (Türkiye)

2008 'de Perge'den Adada'ya,
2009 'da Oluk Köprü 'den Eğirdir 'e ve,
2012 'de Eğirdir'den Yalvaç'a yürümüştüm.
İlk iki yürüyüşünde GPS cihazına sahip olmadığım için maalesef iz kayıtlarını çıkaramamıştım.
2018 'de Eğirdir'den Oluk Köprü'ye yürüyerek bu eksikliğimin önemli bir bölümünü gidermiştim.
Şimdi, Sütçüler'den Gebiz ve Selge'ye doğru, yol arkadaşlarım Yahya Kabak, Mehmet Özbek ( Özbek Özbek), Erhan Tütüncüoğlu ve Metin Uluışık ile yeni bir maceraya başlıyoruz.
Böylece St. Paul Yolu meraklısı sporcu arkadaşlarımız için güncel iz kayıtları tamamlanmış olacaktır.

20.04.2019
1.gün /
Sütçüler - Çandır / 14.7 km

Dün geceyi Sütçüler 'de Sarıçam Kartal Yuvası Belediye Tesislerinde geçirdik. 3 adet ağaçtan ve 18 adet çadırdan ev Sütçüler 'i karşı yamaçtan gören çam ormanı içine konumlandırılmış ve çevre düzenlemesi çok güzel yapılmış bir konaklama noktası. Evler şömineli 2 oda, mutfak ve banyo ile geniş bir terastan oluşuyor.
Tesiste kahvaltı ve diğer yemekleri alabileceğiniz şık bir lokanta da var. Bütün bu imkanlardan faydalanmak için ödenecek bedel ise şaşırtıcı derecede ucuz.
Ailenizle bir hafta sonunu burada geçirmenizi öneriyorum. Memnun kalacaksınız.

Biz sporumuza dönelim.
Kartal Yuvasından orman yolu ile ayrılıyoruz ve Yeşildere Mahallesine kadar kadar güzel bir iniş yapıyoruz.
Yeşildere'den sonra yer yer belirgin bir antik yol üzerinde tırmanışa geçiyoruz.
Çürük mevkii yakınlarına kadar patikaları takip ediyoruz.
Bu noktadan itibaren aşılacak olan St. Paul Yolu parkuru benim için çok ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
2008 yılında yol arkadaşım Osman Küçükoğlu ile Perge'den Adada 'ya yürürken bu bölümde Sayın Kate Clow'un izlerini takip etmek gafletinde bulunmuştuk.
Çoğu yürüyüş sporcusunun hatırlayacağı gibi;
"bir mağaraya tırmanarak girmek, mağaranın yan duvarı boyunca tutunarak ilerlemek ve mağaranın ağzından dışarı çıkmak, sonra bir uçurumun üzerinde yükselen hemen hemen dümdüz bir duvardan, yan yan ve adım adım, el parmaklarıyla tutunacak delikler ve ayakkabının uçlarını sokabilecek uygun çıkıntılar arayarak, ilerlemeye çalışmak, sonra dar bir kanaldan sırta kadar dik bir tırmanış yapmak, üstelik bunları yaparken sırtta 20 kg.lık bir çantayı taşımak"
şeklinde tehlikeli işleri korkarak başarabilmiştik. Bu geçişi tamamladıktan sonra nasıl bir delilik yaptığımızı anlamıştık.

Bu geçişi bir kez daha asla yapmamaya karar vermiştim. Şimdi bu bölgeyi bypass yapan başka bir geçiş yolunun iz kayıtları elimize geçtiği için denemeye karar verdik.
Yeni yolu izleyerek geçişi daha rahat gerçekleştirdik.
Artık bütün St.Paul Yolu sevdalıları endişe etmeden bu parkuru rahatça yürüyebilirler. Fakat bu parkurun zorluk derecesinin her iki yön için de zor olduğunu söylemeliyim.

Yazılı Kanyon bölgesine inilince güzel görüntülerle karşılaşıyoruz ve bütün yorgunluğumuzu unutuyoruz.

Bu gece Canlar Alabalık Tesisinde kalacağız. Alim Can (0246 358 6169 ve 0533 658 6635).

21.04.2019
2. gün / Çandır - Karakilise / 10.8 km / Toplam 25.5 km

Canlar Alabalık Tesisinde kuvvetli bir kahvaltı yaptık ve yürüyüşümüze başladık.

Türkiye Dağcılık Federasyonunun düzenlediği Bahar Eğitimine katılan çok sayıda kursiyerin kamp alanından geçerken rengarenk bir dünyanın içindeydik.

Yavaş yavaş yükselirken sağ tarafımızda giderek genişleyen, güzelleşen ve harika görüntüler veren Karacaören Baraj Gölü ile birlikte oluyoruz.

Bu bölümde bizler, yeni belirlenmiş ve henüz işaretlemeleri yapılmamış bir parkuru takip ettik. Solumuzda üretime devam etmekte olan birçok mermer ocağının ortaya çıkardığı beyaz moloz atıklarının yamaçlardan yuvarlanmasıyla oluşan muhteşem beyazlıkları (!) fotoğraflayarak ilerledik.
Karakilise mahallesinde yürüyüşümüzü tamamladık.
Canlar Alabalık Tesisinin sahibi Alim Can bey özel aracıyla bizleri aldı ve tesislerine geri taşıdı, ama yarın sabah bizi tekrar ayni noktaya geri getireceğine söz verdi.

22.04.2019
3.gün / Karakilise - Pınargözü / 19.7 km / Toplam 45.2 km

Canlar Alabalık Tesisleri sahibi Alim Can bey sözünde durdu ve özel aracıyla bizleri Karakilise 'ye, bugünkü başlangıç noktasına taşıdı.

Başlangıç bölümünde sürekli yükseliş halinde olduk. Tırmanışımızın eğimi giderek arttı, zorlanmaya başladık. Fakat geri dönüp baktıkça Davraz Dağının beyaza bürünmüş zirvesi bizleri rahatlatıyor.
Karacaören Baraj Gölünün şahane manzarası da unutulmaz kareler vermeye devam ediyor.

Nihayet aşıtı geçtik. Birden sağımızda batıda ufukta Kuran, Eren ve Tunç Dağlarının beyaz zirveleri belirdi. Biraz daha geride Tahtalı Dağı zirvesi (OLİMPOS) beyaz başörtüsünü bağlamış bizlere el salllıyordu. Bu dağlar Karacaören Baraj Gölü üzerinde ne kadar güzel görünüyorlar.

Biraz daha alçalıp Haskızılören köyüne yaklaşınca bu kez solumuzda Bozburun Dağı beyaz duvağını yer yer aralayarak bizlere hoşgeldin dedi. Onun biraz ilerisinde Ovacık Dağı bizi selamlamak için bekliyor.

Bugün çok yorulduk.
700 m kotundan başladık, 1460 m ye kadar tırmandık ve 620 m kotundaki Pınargözü köyüne ulaştık. Yol şartları ağırdı.

Pınargözü Alabalık Tesisleri, Tuncay Göde (0535 282 6383) bu gece bizleri misafir edecek.

23.04.2004
4. gün / Pınargözü - Kozan / 17.3 km / Toplam 62.5 km

"Bugün 23 Nisan,
Neşe doluyor insan"

Bayramınız kutlu olsun.

Sabah çok erken uyandım ve kahvaltıya kadar Pınargözü Alabalık Tesislerini dolaştım, fotoğraf çektim.

Asfalt yol ile köyden ayrılıyoruz. Zaman zaman kısa patikalara dönüşen orman içi toprak yollarla Sazak köyüne ve sonra da çok aşina olduğumuz eski patikaları takip ederek Haspınar köyüne kadar ilerliyoruz.

Haspınar köyü girişinde hayvan yetiştiricisi İsa ve Sevgi Tekyıldız ailesi hazırlamış oldukları çaylarını paylaşmak üzere bizleri davet ettiler. Sıcak çaylar ve bizlere mutluluk veren sevgi dolu bir sohbet anı yaşadık. Teşekkürler Tekyıldız Ailesi.

Haspınar'dan başlayan asfaltı 1 km sonra terkediyoruz. Kurukuyu mevkiini geçtikten sonra sandal ağaçlarından oluşan bir orman içinde ve belirgin bir patika üzerinde PEDNELİSSOS 'a doğru tırmanıyoruz.

PEDNELİSSOS büyük bir kaya kütlesinin önünde, çam ormanı içinde darmadağınık bir şekilde etrafa saçılmış, büyüklü küçüklü kayalarla dolu bir antik kent ören yeri. Henüz arkeolojik bir araştırma yapılmamış.

PEDNELİSSOS 'da takip ettiğimiz patika üzerinde bulunan bir antik mezar kalıntısı, 2 adet sarnıç kuyusu, antik bir binanın köşe duvarı ve neredeyse yıkılacakmış gibi duran birkaç taş duvardan başka bir şey göremiyoruz.

Pednelissos' tan aşağı indik. Bu gece Kozan köyünde Pednelissos Kamping 'de kalacağız.
Emekli öğretmen Süleyman Hoca
0536 450 8642
0242 736 1015

24.04.2019
5.gün / Kozan - Gebiz Yolu / 18.3 km / Toplam 80.8 km

Pednelissos Restoran sadece lokanta değil. Bir çiftlik evi gibi. Kendinizi evinizde hissedebileceğiniz bir ortam. Yemek, oda, sıcak su, grup misafirleri yoksa sakin. Çeşitli çiftlik hayvanları ile dolu tam bir dinlenme mekanı.

Bugünkü ilk hedefimiz Uçansu-2 şelalesi olacak. Önce orman yolu ile Pednelissos 'a doğru tırmanıp sonra patikaları takip ederek alçalıyoruz.
Uçansu-2 şelalesinde suların döküleceği noktada bulunan Kral Havuzuna uğruyoruz. Yazın sıcak günlerde bu havuzda yüzen ve Pamfilya 'yı kuşbakışı seyreden biri rahatlıkla kendini kral zannedebilir. Muhteşem güzel ve heyecan verici bir manzara noktası.
Uçansu-2 şelalesinin tabanına indiğimizde ise farklı bir güzellik ile karşılaşıyoruz. 50 - 60 m yükseklikteki Kral Havuzundan aşağıya dökülen suların serinliği ve tabanda oluşturduğu yeşil mavi temiz göletin çekiciliği etkileyici.

Yola devam. Daha aşağıdaki Uçansu-1 şelalesi bizi bekliyor. Maalesef Uçansu-1 mevkisinde yakın bir zaman önce orman yangını olmuş ve buradaki kafeterya ve diğer güzellikler tamamen yanmış. Terkedilmiş. Üzüldüm.

Akdeniz 'e doğru inişe devam ediyoruz. Birçok dereyi taştan taşa sıçrayarak geçmeyi başardık. Akçapınar köyü civarında tarlada biber fidesi dikmeye çalışanlarla sohbet ettik. Portakal bahçelerinden geçerken çiçeklerinin başdöndürücü kokusunu içimize çektik.

Gebiz köyü asfaltına ulaşınca bugünü tamamlamış olduk.

Pednelissos Restoranın sahibi Süleyman Gül hocamız aracıyla bizi almaya geldi. Emekli Öğretmen eşi pansiyon sahibesi Ayşe Gül hocamız da bize çorba hazırlamış. Kendimizi evimizde hissediyoruz.

Böylece maceramızın birinci bölümünü tamamlamış oluyoruz.
Yarın yeni bir yol (PİSİDİA YOLU) ve yeni bir macera başlayacak.

Bu etkinlik ile ilgili fotoğraflara ve diğer etkinliklere erişmek için
https://facebook.com/metin.kurt.756/photos_albums
adresine gidiniz.

Doğada Kalalım, Sağlıklı Olalım.
20-NIS-19 8:37:06
20-NIS-19 9:57:27
20-NIS-19 15:42:21
20-NIS-19 15:30:06

Σχόλια

    You can or this trail